27 Haziran 2014 Cuma

3 Meral Kır - Aylardan Aşk (Sancaktarlar Serisi #1)


Ve bende Aylardan Aşk diyelerden oldum çıktım. Ne desem bilemedim şimdi :)

Reklamları yapılıp alınıtlarla merak uyandırılan kitap Aylardan Aşk'ı, hayran olup bütün kadınların aşık olduğu doktor Yağız'ı, herkesin yere göğe sığdıramadığı kadın olan baş karakterimiz Tanem'i ya da yakışıklı sempatik aşık olunası adam olan Doruk'u okudum mu demeliyim yoksa kitap bitti diye üzüldüm mü demeliyim bilemedim şimdi.

Meral Kır... Kendisi, CNR Kitap Fuarı'nda tanıştığım çok cana yakın güler yüzlü ve çook tatlı bir bayan. Onu tanıyıp da kitabını okumak ayrı bir zevk oldu benim için. Neyse... konuya geri dönelim, kendisi gibi kalemi de çok iyiydi. Akıcı, sıkmayan, hiçbir konu havada kalmadan, duyguları hissettirerek ve sonunda ne olacağının merakı ile okutan bir kalemi sahip.

Kitabın her satırında bir emek verildiği belli oluyor, o kadar tıbbi terimi, hastalıkları çareleri vs. belli ki araştırılarak yazılmış ve bir emek hatta çok fazla emek harcanmış! Tebrikler!

İtiraf etmek gerekirse bu kadarını beklemiyordum. :))

Yorum bol kitap içeriği içeriyor... uyarmadı demeyin :)

Kitapta beni kendimden geçirten satırlar olduğu kadar sinir eden satırlar da vardı. Mesela, Yağız'ın inatçı yapısı ve devamlı Tanem'den uzak durma çabası beni çıldırttı. Hayır kalbin kaydı işte kadına neden bu inkar bu kendini geri çekme... vee.... Doruk... adamım sana hiçbir şey söylemiyorum. Hep içimde bir umut Asya'ya geri döner diye bekledim. Sabrina... ne ya... ne yaptın! Gel de vurma şimdi! Çok kızdım Doruk sana çooookkk.... Ahmet... oğlum sen farkına varmadan birilerine mi kaptırdın kalbini... O kız sana aşıkken neredeydin  de başkasını bulunca kıymete bindi! Eeee kaybettin şimdi değerini anlarsın! Var ya Yağız'ı doruk'u ve Ahmet'i al birbirlerine vur kafalarını! O derece çıldırttılar beni neyse ki Yağız adam oldu... Dilerim kitabın devamı olur da Ahmet ile Doruk'un da adam olduklarını okuruz :)

Buradan şu çıkıyor daha fazla Doruk ve Ahmet okumak istiyorum ve siz de Meral Hanım ne yapıyorsunuz bize daha fazla Doruk ve Ahmet yazıyorsunuz :)

Bu arada Doruk ismini hep sevmişimdir sayenizde bir de Yağız ismini çok sevdim ileride bir oğlum olursa adını Yağız Doruk koyacağım ;)



"Bu hayatla mücadele etmek çok zor, çoğunda da yenilirsin. Ama her yenilgiden sonra yeniden ayağa kalkmayı başarırsan, işte o zaman kazanmışsındır demektir.Tanem bu savaşı kazanacak ve biz de onu ayağa kaldırmak için yanında olacağız. Ümitsizlik ve gözyaşı bizi sadece yenilgiye mahkum eder."

***

Herkes susmuş, her şey donmuş, zaman durmuştu sanki. Dökecek gözyaşı, dayanacak güç kalmamıştı.Bu, ıstırabın su yüzüne çıktığı andı; bu vazgeçmekle kavuşmanın çakıştığı yerdi.




"Ben bir eylül günü düşlerimi kaybettim. Şimdi de şairin dediği gibi, yüklemi olmayan bir aşkın gizli öznesi oldum. Peki, aşk neydi? Düşlerimi, geçmişimi, kısacası beni, geleceğin karanlık suretine gömmüşken, onlardan vazgeçip yüzümü döndüğüm mü aşktı? Aşk isyan mıydı, yoksa Nazım Hikmet'in dizelerinde betimlediği gibi, 'Gelsene dedi bana, kalsana dedi bana, gülsene dedi bana, ölsene dedi bana. Geldim. Kaldım. Güldüm. Öldüm,' diyen içtenliğin adı mıydı aşk? Yoksa mağrur bir hoşça kal mıydı aşk; peki yıl yorgunu bedenim bir 'hoşça kal'a daha hazır mıydı? Ya gerçekten gurur şeytanın silahı, mağrur insanın da oyuncağıysa, o zaman aşktan vazgeçmek aşka haksızlık olmaz mıydı? Aşk da ben de bir şansı hak etmiyor muyduk? Savaşmadan vazgeçmek her ikimize de ihanet sayılmaz mıydı?




"Biliyor musun, daha şimdiden bana evlenme teklifi ettiğinde, seni geri çevireceğime üzülüyorum."

"Olmaz ya, hadi sana evlenme teklif ettim diyelim. Peki, sen niye kabul etmiyorsun?"

"Çünkü, o kadar kalın kafalısın ki aslında beni istediğini beni kaybedince anlayacaksın da ondan."




"Sadece arkadaş olmak bile bana yetiyorsa, sensizlikte kaybettiğim huzun peşine senden önce düşüyorsam, sanırım bunun adı aşk değil, ha ne dersin?"

Bu bir soru değildi. Yapabileceği en uygun açıklamaydı.

"Hastanedeki son gece yaptıklarım ve sözlerim için özür dilerim. Sana hala aşık olabilirim, bilmiyorum ama bildiğim bir şey varsa o da bana aşkından önce, hayatta kalabilmem için sen lazımsın."

***

"Gözlerine çekinmeden bakabileceğim, ellerine tutunmaktan korkmayacağın, ruhumu aydınlatacak, aşkı duyamayacağım ve her şeyi geride bırakarak yanına gidemeyeceğin birisi yoksa yanımda, bence eksik birkaç uzvun olması sorun değil."




"İster doktorun, ister sevgilin veya arkadaşın, neyin olarak sorduğumun hiçbir önemli yok ama cevabı benim için önemli."

"Ne zaman böyle başlayan bir şey sorsan gerilmeme sebep oluyorsun."

"Burak'ı gördüğün zaman neler hissediyorsun?"

"Bu en saçma bir soru."

"Bugünlerde sanrılardan çok hislerin ön planda ve bende..."

"Hiçbir şey..."diye yanıt verdi Tanem adamın sorusunu tamamlamasını beklemeden.

Sevdiği adamın okyanus gözlerine bakan Tanem aylarca görmek için beklediği şeyin parıltısını görmüştü. Aşktı o.


"Onu sevdiğin için mi ondan vazgeçtin."

"Hayır, onun beni sevip sevmediğini anlaması için. Geri dönerse onu affetmem mümkün değil. Sonuçta o, gidişinin Sabrina ile alakası olmadığını iddia etse de hepimiz öyle olduğunu biliyoruz, bizim için artık bir şans yok..."

***

"Senin aşk acını azıcık kenara bırakıp biraz benim sorunumdan bahsedebilir miyim?"

"Senin sorununun ucu bana dokunuyor mu?"

"Sanırım hayır."

"O zaman lütfen olduğun yerde kalıp kendine sessizce üzülür müsün?"


Bu kadar alıntı yeter daha fazlası için kitabı okuyun diyorum.

Kitap, beklentilerim üstünde,  hem duygusal hem de merak uyandırıcı hem yatarıcı bir aşk hikayesini barındırıyor içinde. Zaman zaman hüzünlendiren zaman zaman aile bağlarıyla insanın içindeki aile sevgisini dışa vurana zaman zaman aşkı iliklerine kadar hissettirerek kalbine dokunan zaman zaman kızdırıp sinirlendiren 'ne yapıyorsun sen ya' dedirten ama her şeye rağmen yüzünde tebessüm ile okutan ve kitabı kapattığında içinde müthiş bir kurgu okumanın verdiği tatmin duygusuyla biraz daha okuma isteği ile dolduran bir kitap!

Bunca sözden sonra bana bir de tavsiye ederim okuyun dememi beklemeyin! Belli ki kitaba bayıldım tabi ki okumanızı isterim :)

Kitabın konusunu yayınlamadan önce çok sevdiğim bir alıntıyı sizinle paylaşıp bitiriyorum yorumumum :))

"Bazen kulağımızla işitmek isteriz sevildiğimizi. Fakat onun yerine adamın sevgisini sana dokunduğunda hissedip bakışlarında görebiliyorsan, dudaklarının söylediğinin ne önemi var ki! Önemli olan kalbinin söylediklerini duyabilmektir."


Ahh bir de kitabın iç tasaramına hayran kaldım hele ki şemsiyeli ayraç... mükemmel bir fikir :)

Kitabın konusu: 
"Aylardan Aşk, harika ve yaratıcı... sürükleyici bir aşk hikâyesi..."
Böğürtlen Kışı ve Son Kamelya kitaplarının yazarı SARAH JIO 
Gerçek olduğunu düşündüğünüz hayatınızdaki her şeyin kocaman bir yalandan ibaret olduğunu öğrenseydiniz, ne yapardınız? 
Zengin Sancaktar Ailesi'nin en küçük çocuğu olan Tanem için hayat oldukça sıradandı. Arkadaşları ve ailesinin her zaman yanında olduğu Tanem'in tek gayesi işinde ilerlemekti, ta ki katılmak için gittiği, ama katılmadığı o toplantı sonrası geçirdiği trafik kazasına kadar... 
İki yıl boyunca uyuyan Tanem uyandığında, hafızasını kaybetmiş ve yanında doktoru Yağız'ı bulmuştu. Ailesi ve geçmişine dair, özellikle bir şeyleri hatırlamak istemiyor, bir şeylerden kaçıyordu sanki. Yağız, uyutulduğu esnada kendisini zehirlemek isteyen esrarengiz kişiden de haberi olmayan Tanem'e hem yakınlık duyuyor hem de Tanem'in geçmişinde ne olduğunu ve onu kimin öldürmek istediğini bulmaya çalışıyordu. 
Diğer taraftan Tanem'den uzak durmaya çabalıyor, adeta onunla savaşıyordu.
Acaba Yağız, Tanem'le ilgili gerçekleri öğrenebilecek miydi ve daha önemlisi Tanem'in aşkına karşı koyabilecek miydi?

3 yorum :

  1. Vuhuuu çok övmüşsün hatun, cidden merak ettim şimdi. Üstelik sevindim de Türk yazarlar için de bu yorumları daha sık yapabilelim artık ya hu :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben çok beğendim ciddem tam ağzıma göreydi :) biraz gizem fazlasıyla aşk ve geriye yemede yanında yatlık bir tat :)

      Kesinlikle Türk yazarlarda da fena cevherler var :)

      Sil
  2. Aşk romanları konusunda çok seçiciyim yorumunuza göre degerlendirilebilir bi kitap. :)

    YanıtlaSil

Kitap ya da yazı hakkındaki görüşünüzü bizimle paylaşın