29 Haziran 2013 Cumartesi

2 Judith McNaught Yeni "Westmorland" Üçlemesi Üzerinde Çalışıyor!


Yehuuuuu!!!!!

Şu dakika çok mutluyum ve bu mutluluğumu siz sevgili İlle Kitap takipçileri ile paylaşmak istiyorum.

Gönülümün kraliçesi beni tarihi aşk romanlarına bağımlı hale getiren ve her kitabını okuduğum nadir yazarlardan biri olan JUDİTH MCNAUGHT, resmi facebook sayfasında yayınladığı habere göre yeni bir kitap üzerinde çalışıyormuş. Üstelik yeni bir Westmorland üçlemesi olacakmış. 
Yani demek istediğim Westmorland Hanedanının günümüz Amerikan üçlemesi...

Tabi henüz yazarımız bu eserlerinin üzerinde çalışıyor ve bizde ne zaman yayınlanır hiçbir fikrim yok. 
Ayrıca facebookdaki fan sayfasında okuduğum habere göre de Amerika yayınlanmayı bekleyen yeni kitabı varmış. Bizde yayınlanır mı yayınlanmaz mı bilmiyorum ama umutla yayınlanmasını bekleyeceğim :))



0 Pegasus'un Yeni 2 Kitabı


Doğan Kitap'tan çıkan Crossfire serisi ile tanıştığımız yazar Sylvia Day'in tarihi aşk romanı ve erotik aşk romanı türlerini harmanlanarak yazmış olduğu "Günaha Davet" kitabını bizimle buluşturan Pegasus Yayınları şimdi yazarın yeni kitabını bizimle buluşturmaya hazırlanıyor.

Yine tarihi aşk romanı ve erotizm harmanlanarak yazılmış olan kitap "Yatağımdaki Yabancı" adıyla 3 Temmuz'da ön satışa sunulacak. Kitap 384 sayfa ve 22,00 TL.

Ahh bu arada yayınevi yine orijinal kapak kullanmışlar :)) orijinal kapak kullanma politikaları bence çok iyi özellikle bu kitaplarda :)

Crossfire serisini okumadım ama "Günaha Davet" kitabını okumuştum ve yazarın kalemini beğenmiştim bu yüzden bu kitabı da okuyup tatmak istiyorum. 

"EVLİLİK BİR KUMARDIR

Dört yıl önce Isabel’e mantık evliliği yapmayı teklif ettiğinde Gray vurdumduymaz bir yakışıklıdır fakat artık genç adamın içindeki o çocuksu serseriden geriye eser kalmamıştır. O artık sırların içine gömülmüş ve kaybolduğundan beri yaptığı şeyler hakkında hep sessiz kalmıştır.

AŞKSA BU OYUNUN EN BÜYÜK SÜRPRİZİ

Isabel’in kolaylıkla başa çıkabildiği o pervasız genç artık yoktur ve bu tutkulu adam ehlîleştirilemez gibi görünmektedir. Genç kadın, Gray’in içinde yanan ateşi keşfetmeye cesaret edebilecek ve karşı konulamaz bir yabancıya dönüşen âşığına içini açabilecek midir?

“Nefes kesici olmayan tek bir satırı dahi yok.” 
 - Romance Junkies

“Cüretkâr bir biçimde özgün, cesur ve duygusal. Zekice kurgulanmış…”
 - Romantic Times

“Sylvia Day’in kitapları her kadının hak ettiği bir ödül.” - Teresa Medeiros"

Pegasus'un yayına hazırladığı bir diğer kitapta Ethan Cross kaleminden geliyor. Yanılmıyorsam yazarın ülkemizde yayınlanan ilk kitabı ancak ne yazık ki bu konuda pek bir bilgim yok. 

Neyse, kitap polisiye, gizem, suç türünde... Konusundan anladığım kadarıyla bol cinayetli ve gerilim dolu...
Bu türü sevenler için yeni bir tat diyebilirim :))

"Çoban" da 3 Temmuz'da ön satışa çıkacak bir diğer Pegasus kitabı. 22,00 TL den satışa sunulacak olan kitap 368 sayfa...

"Benden nefret etseler de, bana hayran olacaklar.Beni asla unutamayacaklar. Ben geceyim ve asla kaybetmem... 
Karşınızda Francis Ackerman...Son zamanların en tehlikeli seri katili. 
Şansa sonuna kadar inanıyor. 
Sıradan insanlarla oynamayı seviyor. Özellikle en masumları seçiyor, tıpkı senin gibi... 
Ackerman'ın oyununun bir parçası olursan önce peşine düşer, sonra seni ele geçirir. Belki yaşamana da izin verebilir, kim bilir? 
Ölmek için farklı yollar var, seçim senin! Ackerman seni bekliyor..."


28 Haziran 2013 Cuma

7 Donna Fletcher - Bekle Beni


Yine Epsilon, tarihi aşk romanı türünde yeni bir yazar ve yeni bir seri ile okurlarını karşıladı. :))

"Bekle Beni", Sinclare Brothers serisinin ilk kitabı ve seri toplamda 4 kitaptan oluşuyor. Her kitap bir Sinclare erkeğini anlatıyor. "Bekle Beni" kitabı da en büyük Sinclare erkeği olan Cavan'ı konu alıyordu. Bir de bu seri İskoç klanlarını sevenler için :)) İskoçya'ya da geçiyor haberiniz ola :)

Seri hakkında kısaca bir bilgi verdikten sonra yazarın kalemine değinmek istiyorum. Kolay okunan, akıcı bir kalemi var ama bence profesyonel bir yazar değildi. Benim için bir Garwood ya da McCarty kadar güçlü bir kalemi yoktu ama yine de okurken keyifli zaman geçirtip de bir çırpıda biten bir kalemi var. 

Kitap karakterlerini sevdiğimi söylemeliyim. Gerçi İskoç'ların tipik erkekleri gibiydi erkek karakter Cavan bu yüzden kendini sevdirdi :) Kadın karakterin, Honora'nın da ürkek görünüşünün altında güçlü bir karakter olduğunu okumak güzeldi. Ama yine de kitapta havada kalan şeyler vardı bana göre. Mesela Honora çok çabuk tutuldu bu bana biraz yapmacık geldi ve o zamanlarda kadınların cinsel yönden daha masum olduğunu okuduk kitaplarda ve burada Honora'nın çok açık olması ve Cavan'dan sevişme isteğinde bulunmasını pek beğenmedim. :) Gerçi yazar öyle uygun görmüş yazmış bize laf söylemek düşmez ama ben pek beğenmedim işte. 

Ahh bir de söylemeyi unuttuğum asıl nokta yazarın savaş sahnelerini biraz geçiştirir gibi yazmış olmasıydı ya da bana öyle geldi bilemiyorum. Şahsen sonlarında Mordrac ile karşı karşıya geldiğinde bir savaş okumayı tercih ederdim bu kadar kolay teslimiyet olmamalıydı :) 

Çok eleştirdim sanırım susuyorum :)

Biraz daha konuşursam kitap içeriğine gireceğim bu yüzden kısa kesiyorum. Bence çok da mükemmel bir kitap değildi. Ama yine de okurken keyifli zaman geçirten bir kitaptı. Bu yüzden tavsiye edebilirim :) 

Sinclare Brothers Serisi'nin kitapları:
  • Bekle Beni 
  • Under The Highlander's Spell 
  • The Angel and The Highlander
  • The Highlander's Forbidden Bride

Kitabın konusunu sizinle paylaşıyorum:
Evlilik onun için yalnızca bir kaçıştı… 
Savaşçı klanların, vahşi topraklarının gelecekleri için ölümüne mücadele ettiği İskoç dağlarının sisli çayırlarından gelen Honora Tannach’ı, hiçbir şey üvey babası ile aynı kalede kapana kısılmak kadar korkutamamaktadır. Bir İskoç klanının liderinin oğluyla evliliği ayarlandığında ise çok heyecanlanır… Ta ki nişanlısının Cavan Sinclare olduğunu öğrenene kadar. Bu vahşi savaşçı bir defasında hayatını kurtarmış olsa da Honora kimsenin bu denli yabani birini ehlileştiremeyeceğini bilmektedir - insanın içine işleyen gözlerinin ve keskin yüz hatlarınınsahiçbir önemi yoktur… 
En sonunda onu tutsak edenlerden kaçtığında, Cavan’ın tek düşüncesi klanını tehlikeli işgalcilerden korumaktır ancak güzel karısı çok tehlikeli bir dikkat dağıtıcıdır. Alev alev yanan bir tutku, onların tereddütlerini ortadan kaldıracak… Ve Cavan hiçbir şeyin gerçek aştan daha güçlü olamayacağını keşfedecektir.

0 Ephesus'tan Gelen Yeni Haberler

 

Ephesus Yayınları'ndan yeni haberler var... :))

Yayınevi meraklı okuyucularının merakını tatmin etmekte sınır tanımıyor. Okuyucularının en çok merak ettikleri kitaplar hakkında bilgi verdiler .

İşte o haberler :))

  • Moira Young kaleminden "Blood Red Road" kitabının "Kan Kırmızı Yol" adıyla ülkemizde yayınlanacağını biliyorduk. Kitap yayınevinin açıklamasına göre Ekim 2013'te okuyucuyla buluşacak. 
  • G. A. Aiken'in herkesin severek okuduğu "Ejderha Serisi"nin üçüncü kitabı "What a Dragon Should Know" kitabı Ağustos 2013'te takipçilerle buluşacak. Henüz kitabın kapak tasarımı ve hangi isimle yayınlanacağı belli değil. 
  • J.A.Redmerski kaleminden "The Edge of Never" kitabı Kasım 2013'te bizimle buluşacak. Henüz kitabın adı ve kapağı belli değil ama dilerim orijinal kapak kullanılır :))
  • Julianne MacLean kaleminden okuduğumuz tarihi aşk romanı olan "American Heiresses" serisinin üçüncü kitabı "My OwnPrivate Hero" Ağustos 2013'te raflarda yerini alacak bir diğer kitap. Ne yazık ki bu kitabında henüz adı ve kapağı belli değil ama şahsen kapak konusunda Ephesus'a güveniyorum :)) Bu arada bilmeyen arkadaşlarımız için serisinin ilk kitabı "Beni Aşka İnandır" ikinci kitabı ise "Aşkın Kollarında". Yorumlarını blogumuzda bulabilirsiniz. 
  • Geçtiğimiz günlerde satışa çıkan Olivia Cunning kaleminden okuduğumuz "Günahkarlar Turnede" serisinin ikinci kitabı "Hard Rock" yayına hazırlanıyormuş. Yayınevi Temmuz 2013'te okuyucu ile buluşacağını söyledi. Hatta temmuzun ikinci yarısında diyerek tarihi biraz daha belirgin yaptı da diyebiliriz. Serinin ilk kitabı "Tutkulu Notalar" adıyla yayınlandı. 


25 Haziran 2013 Salı

4 Yeni Tasarımımız


Merhabalar :)

Takipçilerimizin fark ettiği üzere yeni bir blog tasarımına geçtik. Değiştirme isteğimizin temel sebebi diğer tasarımımızın kısıtlayıcılığı idi. Bu tasarımı da adım adım kendimiz yaptık.

Eksiklerimiz, hatalarımız vardır elbet. Affola.

Yeni tasarımımızı beğenmenizi umuyoruz. Başlarda yadırgansa da göz zamanla alışacaktır. Eski tasarımımızı da tamamen terk etmediğimizi bildirmek isterim. Zaman zaman eskiye dönebiliriz :)

Anketimize katılarak bizi düşüncenizden haberdar ederseniz de memnun oluruz.

Desteğinizi için teşekkürler :)

Yeni tasarımımızı nasıl buldunuz?

24 Haziran 2013 Pazartesi

2 Olivia Cunning - Tutkulu Notalar [ Günahkarlar Turnede #1 ]


"Sinners on Tour" serisininilk kitabı Tutkulu Notalar... Kitap tam olarak adını yansıtan bir kitap. Ayrıca kapak tasarımı her ne kadar yolda otobüste falan okunamaz gibi görünse çok güzel :)) Ben çok beğendim kapak tasarımını :)

Her neyse kitaba dair hem iyi hem kötü eleştirilerim olacak ama ondan önce yazarın kalemine değinmek istiyorum. Yazar cidden çok akıcı bir kalemle yazmış kitabı dolayısıyla kitabı bitirmek çok kolay oluyor. Bir de kitapta körkütük bir aşk okumuyoruz ama oldukça tutkulu bir ilişkideki filizleri okuyoruz... ve yazar bunu çok iyi işlemiş. Özellikle konser kısımlarını anlatışı cidden hoşuma gitti. 

21 Haziran 2013 Cuma

0 Luke Rhinehart - Kafası Kıyak Raflarda



Pegasus Yayınları Zar Adam'ın yazarı Luke Rhinehart'ın kaleminden yeni bir kitabı daha okuyucuya sundu. 20 Haziran'da raflardaki yerini alan kitaba yazarın kalemini sevenler hemen ulaşabilir.  Kitabın kısa özeti şu şekilde;
Hippiler, sanatçılar, üçkâğıtçılar, filozoflar
ve manyaklar… 
Komik, eğlenceli, erotik ve felsefi bir roman.

Hippi devriminin yaşandığı 60’lı yılların sonunda geçen Kafası Kıyak hippi düşüncesi ve muhafazakârlığın çılgınca çatışmasına sahne olan oldukça eğlenceli bir hikâye. Roman çiçeği burnunda Katya’nın Mallorca Adası’na sanat eğitimi almak için gitmesiyle başlar. Katya ait olduğu yeri bulamamış, toy ve güzel bir üniversite öğrencisidir. Yaşamaya başladığı bu dağ köyü sanatçılar, üçkâğıtçılar, filozoflar ve manyaklarla doludur. Birçok erkek (ve birkaç kadın) Katya’yla yakınlaşmak istemektedir fakat Katya kimi seçmesi ve nasıl bir insan olması gerektiği konusunda kararsızdır.

Hippi Franz, Katya’nın almış olduğu dini eğitimin öğrettiği her şeyin tam tersini yapan bir karakterdir ancak diğer herkesten daha güvenilir ve sevimli görünmektedir. Ünlü İspanyol ressam Piccolo Londo kendisine yeni resim projesinde yardımcı olmasını istediğinde Katya tereddüt yaşar; ressam ve asistanı çıplak çalışmaktadır. Fakat çevresindeki herkes bunun kaçırmaması gereken bir fırsat olduğunu söyler. Bu çılgınlıklar içerisinde Katya yepyeni bir dünyada kendini keşfetme yolculuğuna çıkar.

18 Haziran 2013 Salı

0 Nemesis Kitap'ın Temmuz Kitapları


Nemesis Kitap, temmuz ayı içerisinde hangi kitapları yayıma hazırladıklarını okuyucularıyla paylaştı.

Öncelikle Jill Shalvis'in yeni kitabı "Aşkın Büyüsü" ile Mary Wine'ın yeni kitabı "Seninle ya da Sensiz" kitapları temmuzda çıkacak kitaplardan ikisi. Henüz kitap kapaklarının tasarımlarını paylaşmayan yayınevi gelecek günlerde paylaşacaklarını da söylediler.  


Bu iki yazarın yanında Katee Robert'ın kaleminden "Yanlış Yatak" adlı romanı okuyucuyla temmuz ayında buluşacak. Yazarın yanılmıyorsam ülkemizde yayınlanan ilk kitabı bu yüzden kalemi hakkında yorum yapamam ama kapak oldukça ilgi çekici görünüyor gerçi konu da öyle :))

Kitabın tanıtım yazısını sizlerle paylaşıyorum:
"Bazen yaptığın yanlıştan dönmek istemezsin. 
Elle…Yanlış erkek mıknatısı Elle…O güne kadar hep yanlış yataklarda uyanmıştı.  
Yine bir sabah gözlerini açtığında ‘Evet,’ dedi. ‘Bir Elle klasiği. Kötü çocuk ve yanlış yatak.’
Fakat bu sefer, kapıldığı kötü çocukta farklı olan bir şey vardı. Yine de Elle bu farklılığın ne olduğunu keşfedemiyordu tam olarak. Bir kez daha kötü bir tercih yaptığını düşünüp yoluna devam etse her şey daha kolay olacaktı kesinlikle! Ancak bu sefer yapamıyordu."



Temmuzda çıkacağını duyurdukları son kitap da Toni Blake kaleminden "Aşkların son Durağı".

Bu yazarı ben daha önce hiç okumadım bu yüzden bunun hakkında da yorum yapmak istemiyorum ama kapak resmi tam da yaz aylarına uygun olmamış mı? İnsanı tatil moduna sokuyor :)

Neyse, kitabın tanıtım yazısını aşağıda sizlerle paylaşıyorum: :)
"Yol seni götürmeden, son durağın neresi olduğunu bilemezsin. 
Peşinden sürükleneceğiniz büyüleyici bir öykü.Robyn Carr 
OHIO, DESTINY’ye HOŞ GELDİNİZ!
İKİ BÜYÜK AİLENİN SON 50 YILDIR DÜŞMAN OLDUĞU KASABAYA… 
Rachel Farris, büyükannesine yardım etmek için yıllar sonra Destiny’ye döner. Yıllardır düşman oldukları aileden bir tek Mike Romo kalmıştır kasabada. Birbirleriyle karşılaşmaları uzun sürmez. Didişmekten başka bir şey bilmeyen iki düşman ailenin çocukları olarak birbirlerine iyi davranma şansları bile yoktur. Arkadaş olmaları imkânsızdır; birbirlerine âşık olma ihtimalleri ise sohbet konusu bile edilemez.
Oysa Destiny sihirli atmosferiyle fırsat kollamaktadır; onları bir araya getirmek ve hem birbirleriyle hem de geçmişleriyle barıştırmak için."

17 Haziran 2013 Pazartesi

0 George R. R. Martin'in Yeni Kitabı Yayın Hazırlığında


Epsilon Yayınları'ndan George R. R. Martin fanlarını sevindirecek bir haber geldi.

Yazarın "Buz ve Ateşin Şarkısı" serisini ülkemizde okuyucu ile buluşturan yayınevi serinin 5. kitabı "Ejderhaların Dansı"nı haziran ayının sonunda, beklenmedik gelişmeler olursa da temmuz ayının başında raflarda olacağını duyurdu. 



16 Haziran 2013 Pazar

1 Robin LaFevers - Ölümcül Merhamet


Yeni bir DEX kitabını daha bitirdim. Açıkçası kitabın konusundan çok kapağına vurulup aldım diyebilirim :) Ha değdi mi evet bence değdi ama küçük sıkıntılarım da oldu kitapla ilgili onları daha sonra değineceğim :)

Öncelikle yazarın kalemine değinmek istiyorum çünkü "Ölümcül Merhamet" yazarın ülkemizde yayınlanan ilk kitabı, yani tanımadığımız bilmediğimiz bir yazardı. Akıcı, sürükleyici ve merak uyandırıcı bir kalemi var yazarın. Olay ilişkileri falan kopuk değil ve Ismae ağzından anlatılıyordu dolayısıyla tek bir kişinin bakış açısından olayları görmemize rağmen karşı tarafın duygularını zaman zaman tahmin etmek mümkün olabilecek şekilde anlatım tarzı kullanmış yazar.

Kitabın konusu ise cidden güzeldi. Entrika, ölüm, ihanet, hainlik... her şey vardı. Yani bildiğiniz bir sarayda neler yaşanıyorsa kitap onlara değinmişti ama bunun yanında paranormale de kayan bir konusu olması konuyu daha da ilginç hale getirmiş.

Kitap her yaş ortalamasına hitap edebilecek bir kitap, yaş sınırlaması olmaksızın okunabilinir. İçerisinde belirgin bir aşk olmasa da sonlarına doğru filizlenen bir aşkı görmek mümkün.

Aslında okurken keyifli zaman geçirtecek bir kitap ama nedense zaman zaman biraz durgun ve olaysız ilerlemesinden sıkıldığım anlar oldu. Bunu inkar edemem. Yine de beğendim kitabı... yani 5 üzerinden 4 verebileceğim bir kitap diyebilirim.

Bu arada küçük bir bilgi daha paylaşmak istiyorum. "Ölümcül Merhamet" kitabı "Ölüm'ün Hizmetkarları" serisinin ilk kitabı. Seri üç kitaptan oluşuyor ve üç arkadaşı konu alıyor. Birinci kitap Ismae'yi konu almıştı ikinci kitap Sybella'yı üçüncü kitap ise Annith'i konu alıyor.

Serinin kitapları:
Kitabın konusunu aşağıda sizlerle paylaşıyorum:
Kurt olabilecekken neden kuzu olasın? 
Genç, güzel ve ölümcül. On yedi yaşındaki Ismae, babasının onun için yaptığı anlaşmalı evlilik dehşetinden, gizemli bir keşiş tarafından kaçırılır.  
Götürüldüğü manastır, Ölüm Tanrısı Aziz Mortain için eğitilen, kendisininki gibi garip yara izleri taşıyan kızlarla doludur.  
Burada, Ölüm Tanrısı’nın onu tehlikeli hediyeler ve korkunç bir kaderle kutsadığını öğrenecektir. Manastırda kalmayı seçerse rahibeler tarafından bir suikastçı olarak yetiştirilecek ve Ölüm Tanrısı’nın intikamını alacaktır.  
Ismae çok önemli bir görev için Breton sarayına gönderilir; hem entrika ve ihanetin ölümcül oyunlarına hem de yapması imkânsız seçimlere karşı savunmasızdır: Ismae, Tanrısına mı yoksa kalbine mi hizmet edecek?  
Ölüm’ün Hizmetkârları üçlemesinin ilk kitabı olan Ölümcül Merhamet tehlikeli bir aşk, zehirle gelen ölümler ve kendi yolunu bulmak üzerine…  
“Entrika ve gaddarlık, tutku ve acı... daha fazlası için sabırsızlanacaksınız.” New York Times 
“Bir solukta okuyacaksınız… Şüphe, şehvet ve merhamet.” Kirkus

1 Ephesus'un Haziran Ayı Kitapları


Ephesus Yayınları'ndan haziran ayı kitapları hakkında açıklama geldi. 

Çoğu okuyucunun merakla beklediği kitapları bu ay çıkaracak olan yayınevi okuyucularını heyecanlandırdı.

Aimee Carter'ın Tanrıça serisinin iki kitabını yayınlayan yayınevi bu ay içerisinde serinin 3. kitabı "Tanrıçanın Mirası"nı çıkarmaya hazırlanıyor.

Kutsal Resim kitabını Ephesus logosuyla yayınlanan Türk polisiye yazarlarından biri olan Osman Aysu'nun yeni kitabı "Kayıp" da haziranda çıkıyor.

Çoğu okuyucunun Ustad Hugh diye konuştuğu karakterin yazarı Melvin R. Starr'ın yeni kitabı "Mürekkep İzi" de bu ay çıkıyor. Yazarın takipçileri Hugh ile maceraya devam ediyorlar. 

Ve son olarak da aşk romanları ile tanıdığımız F.M.Arsal'ın daha önce başka bir yayınevinden çıkan ve yeni basımı ve yeni bölümleri ile Ephesus logosuyla çıkacak olan "Nefretten Sonra" kitabı bu ay içinde çıkıyor.

Şöyle bir bakındığında Ephesus takipçilerinin özellikle bekledikleri kitaplar bu ay içerisinde çıkıyor. Baya Ephesus'lu bir ay olacak gibi görünüyor ben şimdiden Tanrıçanın Mirası için heyecanlıyım :))

14 Haziran 2013 Cuma

0 Martı'nın En Yeni İki Yazarı

Martı Yayınları, okuyucularını merakta bırakmamayı tercih ederek haklarını satın aldıkları iki yazarı açıkladılar.
Tarihi aşk romanları severlerin seveceği iki yazar...

Tracey Devlyn ve Grace Burrowers.

Daha önce Koridor Yayınları'ndan "Mirasyedi" kitabı ile tanıdığımız yazar Grace Burrowers'ın yeni kitapları şimdi Martı logosuyla satılacak.

Tracey Devlyn ise daha önce hiç bizde yayınlanmamış bir yazar ancak çok sevilen bir yazar olduğunu okudum yabancı sitelerde :)) Hatta kitap kapakları bile çok güzel :)

Henüz hangi kitaplar veya hangi kitap çıkacak bilmiyoruz ama beklemeye değer bence.

Ne diyelim hayırlı olsun Martı, dilerim kısa zamanda okuruz yazarların kitaplarını.

13 Haziran 2013 Perşembe

0 Pegasus Yayınlarının Duyurduğu Yeni Kitaplar

Pegasus Yayınlarının yayınlayacağını duyurduğu yeni kitapları ve tanıtım metinlerini sizlerle paylaşmadan önce son zamanlardaki yoğunluğumuzdan kaynaklanan durgunluğumuz için özür dileyelim öncelikle... Sonra da hemen konuya geçelim :)

Hayatın Anlamını Bulmanın, Âşık Olmanın Ya Da Alınan Her Nefesin Farkına Varmanın Öyküsü...

Ödüller;

TIME dergisi, 2012’nin En İyi Romanı
Goodreads, 2012’nin En İyi Genç Yetişkin Kitap Ödülü
New York Times’ın En Çok Satanlar Listesinde #1
Wall Street Journal’ın En Çok Satanlar Listesinde #1
Amazon’un En Çok Satanlar Listesinde #1
Indiebound’un En Çok Satanlar Listesinde #1

Övgüler;

“Hayata, ölüme ve araya sıkışanlara dair bir roman olan Aynı Yıldızın Altında, John Green’in en iyi kitabı.
Kahkaha atıyor, ağlıyor, hızınızı alamayıp tekrar okuyorsunuz.”  –Markus Zusak, Printz ödüllü bestseller yazarı

“Aynı Yıldızın Altında evrensel konuları ele alıyor: Sevilecek miyim? Hatırlanacak mıyım? Bu dünyada bir iz bırakabilecek miyim?” -Jodi Picoult, New York Times bestseller yazarı

“Dâhiyane… Çok etkileyici… Güçlü ve saf duygularla korkusuzca yüzleşebiliyor.” –TIME

“Green, okurların aklından uzun süre çıkmayacak, göz kamaştıran iki gencin öyküsünü iyi bir gözlem yeteneği ve empatiyle anlatarak, rafta duracak bir kitaptan ötesini yazmayı başarmış.” –People

“Bu romanı çekici kılan şey dakikada bir heyecanlı bir patlama yaşanması değil, ‘sayılı günler içinde sonsuzca’ yaşamaya çalışan karakterlerin gerçekliği.”
–The Washington Post

“Buruk bir komedi, akılları baştan alacak bir romantizm ve insana hayat ile ölüme dair sorulan büyük soruları keyifle ve uzun uzun düşündüren bir kitap.”
–Horn Book

“Aynı Yıldızın Altında bir aşk hikâyesi. Son dönem Amerikan edebiyatının en içten ve dokunaklı romanlarından biri ama aynı zamanda korkunç bir zekâ ve cesaret ve hüznün varoluşsal trajedisini de anlatıyor.” –Lev Grossman, TIME

Kitap 17 Haziran'da okurlarla buluşacak :)


Vahşi ve onurlu İrlandalı Klan Şefi Aidan O’Donoghue, halkının kaderini belirlemek üzere İngiltere Kraliçesi Elizabeth tarafından Londra’ya çağrıldığında gururunun kırılacağından korkmaktadır. Ülkesini yeni bir İngiliz işgalinden korumaya çalışırken iç sorunlarla da ilgilenmek zorundadır.

Yaşamını sokaklarda sürdüren ve terk edilmişliğinin acısını herkesten gizlemeye çalışan Pippa’yla tanıştığındaysa olaylar Aidan’ın beklediğinden çok farklı gelişir. Halkını ve topraklarını korumaya çalışan Aidan ile kendisini terk eden ailesinin gizemini çözmeye çabalayan Pippa, tüm bunların arasında aşkı bulabilecek midir?

“Üçlemenin son kitabında Susan Wiggs bir kez daha ustalığını gösteriyor.” –Jodi Picoult

“Susan Wiggs ateşli ve akıcı tarzıyla tarihî romansların 19. yüzyılda sıkışıp kalması gerekmediğini kanıtlıyor.” –Booklist

Kitap 12 Haziran'da satışa çıktı :)


Selam, ben Danny Shine.
Herkes benim bir inek olduğumu düşünüyor. Ama aslında değilim. Sadece oldukça geniş bir ilgi alanım var…

Ama yine de Ezikler Listesi’ne girdim! Kızlar tuvaletinin duvarındaki listeye! Adımı oradan silmek zorundaydım. Ama bu sırada disipline gönderileceğime, bir suça bulaşacağıma ve en yakın arkadaşımı kaybedeceğime dair en ufak bir fikrim yoktu. Bir şekilde hepsini düzeltmem gerek!

Bu kitap da yine 12 Haziran'da okurlarla buluştu :)

9 Haziran 2013 Pazar

1 Brenda Joyce - Kusursuz Gelin 12 Haziran'da Raflarda


Pegasus yayınları Brenda Joyce'dan bir kitabı daha okuyucu ile buluşturuyor. Kusursuz Gelin'in yayın tarihi 12 Haziran.

Kitabın tanımı;
Çocukluğunda yaşadığı travmatik olay Leydi Blanche Harrington’ı aşk dâhil tüm duygulardan arındırmıştır. Şartlar evlenmesini gerektirdiğinde Blanche başına üşüşen taliplerden hiçbirini seçmek istemez çünkü evliliğe oldukça uygun bir adaydan hâlâ ses çıkmamıştır. 
Savaş kahramanı bir münzevi olan Rex De Warenne uzun zamandır Leydi Blanche’a hayrandır. Kader ve kendi karanlık tabiatı onu böyle bir hanımefendinin hak ettiği türden bir gelecekten mahrum bıraktığı için Sör Rex duygularını kendine saklamaktadır. Fakat ilerleyen arkadaşlıkları onları şoke edici, tutku dolu bir geceye sürükleyince Blanche’ın ortaya çıkan geçmişi bu kırılgan aşkı ve… genç kızın hayatını tehdit edecektir.

“Deneyimli yazar Joyce, keskin espri anlayışı ve ustalığıyla zeki,
ilgi çekici karakterler yaratmayı başarmış.”
—Publishers Weekly
Brenda Joyce kalemini sevdiğimiz bir yazar. Pegasus güzel bir haberle geldi yani :) Yazarın diğer romanlarının yorumlarını da blogumuzda bulabilirsiniz.

7 Haziran 2013 Cuma

1 Cenk Çalışır - Satranç Cinayetleri


Aylardır elimde olan bu kitabı okumayı erteleyip durdum. Sebebi ise aslında türe karşı duyduğum ilgisizlikti. Satranç cinayetleri adından da anlaşıldığı üzere polisiye bir roman... Şu an ise bu erteleme kararımdan pişman mı yoksa mutlu mu olsam bilemiyorum.

Pişmanım çünkü kitap gerçekten okunmaya değer bir kitap ve çok severek okudum.
Mutluyum çünkü okumayı özlediğim bir zamanda elimdeki kitaptan cidden keyif aldım.

Cenk Çalışır'ın kaleme aldığı romanın ilk basımı 2010 yılında ikinci basımı ise 2012 yılında yapılmış. Şahsen başlarda kitaptan biraz sıkıldığımı itiraf etmeliyim. Ama Ercan'ın olaylara gerçek anlamda dahil olduğu yerlerden sonra, ki bu kitabın ortalarına varmadan çok önce oluyor, kitap gerçek bir sürükleyicilik kazandı. Ailemle pikniğe giderken arka koltuğa sinip okumaya devam ettim, öyle düşünün :)

Keyif aldığım asıl noktalardan birisi karakterlerin Türk oluşuydu. O kadar uzun zamandır çeviri romanlar okuyorum ki bunu özlediğimi fark ettim. Çay ve pideyi, kuru fasülyeyi okumak güzeldi mesela :)

Polisiye türünü özel bir ilgi duymayan ben beğendiğime göre ilgi duyanlar hayli hayli beğenir diye düşünüyorum. Eğer okumadıysanız tavsiyemdir diyor ve bundan sonra içeriğe gireceğim konusunda sizleri uyarıyorum.

Kitapta hakikaten çok şaşırdığım olaylar vardı. Yazar bazı noktalarda cidden zekice kurgular yapmıştı ve sonlara doğru tüm ekiple birlikte benim de ağzım açık kaldı. Hadi be dedim. Bunlar zaten özellikle kitabı beğendiren noktalardan birisiydi. Ayrıca araya serpiştirilmiş küçük espriler de hoşuma gitti. Bu noktada o basit esprilerden birisini basit bir şekilde burada sizlerle paylaşmak istiyorum :) Kitaptan birebir almayacağım. 

Ercan Komiser'in sevgilisini kaçıran adama A diyeyim, kitabı okumayanlara büyük spoiler olmasın :D 
Ercan sevgilisinin iyi olduğundan emin olmak için sesini duymak ister. A telefonu kızın kulağına tutar. 
Kız: Ercan, canım... 
Ercan: Elif? İyi misin? Korkma sakın! Her şey yoluna girecek.  
A telefonu alır ama haberi olmayan Ercan konuşmaya devam eder. 
Ercan: Seni seviyorum. 
A: Ben de seni seviyorum. 
Bu çok güldüğüm bir kesitti. Sizlerle de paylaşmak istedim :D Velhasıl, ben kitabı sevdim dostlar, sizlere de okumanızı tavsiye ederim.

Kitapla ilgili tek eleştiri noktam Elif. Herkes o denli sıkı sıkıya korunurken Elif'in korunmaması... Daha kitabın başlarında bile kızın başına bir şey geleceğini tahmin etmiştim. Herkesi düşünen Ercan komiserin Elif'in güvenliğini atlaması gibi basit bir kurgusal açık olmamalıydı bence.

Yine de genel anlamda beğendiğim bir romandı ve okunmaya değer bir yazar kazandığımı düşünüyorum. Öğrendiğim kadarıyla yazarın iki romanı daha var: Oyun İçinde Oyun ve Zehr-i Katil. Bu romanları da bulduğum ilk fırsatta okumayı planlıyorum.

Bu arada eklemek isterim. Kitabın netteki kapak fotoğrafları ile bendeki baskının kapağı farklı. O yüzden elimdekinin kapağını da kendim çektim. Şöyle paylaşayım:


Kitabın tanıtım yazısı ise şu şekilde:
Türk okuru,bir sonraki macerasını sabırsızlıkla bekleyeceği,yeni bir polisiye yazarıyla tanışıyor.
Bursa Emniyeti birbiri ardına işlenen cinayetleri çözmek için uğraşıyor !!!
Görgü tanığı, parmak izi, ya da ipucu sayılabilecek herhangi bir bağlantısı olmayan cinayetlerin tek bir ortak noktası var: Cesetlerle birlikte bulunan satranç taşları...
Başkomiser Ali Çakır, genç kuşak başarılı komiserler Levent, Cengiz ve Bülent'le seri cinayetleri çözme konusunda yol almaya çalışırken Ercan Demir olaya el koyuyor.

Ülkede seri cinayetler artınca, bu konuda yurt dışında eğitim gördükten sonra çok gizli Ulusal Güvenlik Bürosu'nda çalışmak için yurda dönen Ercan, Bursa halkının haberdar olmaya başlayıp korktuğu seri katili bulabilecek mi?

Bu satranç cinayetleri oyundaki şahı kullanmadan çözülebilecek mi? Yoksa Oyuncu "Şah!" diyecek mi?

5 Haziran 2013 Çarşamba

0 Pegasus'un Haziran Ayında Çıkaracağı Yazarlar


Pegasus Yayınları, takipçilerine Haziran ayında hangi yazarların kitaplarının çıkacaklarına dair bilgilendirdi.

Brenda Joyce, John Green, Vina Jackson, Rachel Vincent, Gayle Forman, Eden Maguire, Kresley Cole, Susan Wiggs, Paul McKenna...

İşte bu isimlerin yeni kitapları bu ay raflarda yerini alacak :))

Hatta John Green çıkacak kitabı "The Fault In Our Stars"ın çevirisinin bittiğini ve yakında dağıtımının yapılacağını yorumlarından öğrendim :))

Şahsen Brenda Jackson'ın yeni kitabının çıkacağına sevindiğimi söylemeliyim :))



4 Haziran 2013 Salı

2 Simone Elkeles - Kusursuz Kimya


“Perfect Chemistry” serisinin ilk kitabı “Kusursuz Kimya”…

Kitap yorumuma geçmeden önce yazarın kalemi ve seri hakkında bilgi vermek istiyorum…
“Perfect Chemistry” serisi 3 kitaptan oluşan bir genç yetişkin dediğimiz türde aşk romanı. Lise son sınıf olan kötü çocuğun iyi güzel kıza aşkını konu alıyor. Seri aslında Meksikalı üç erkek kardeşin aşkını konu alıyor. İlk kitapta Alex Fuentes’i okuduk ikinci kitapta Carlos Fuentes üçüncü kitapta ise Luis Fuentes anlatılıyor.

Yazarın kalemi genel anlamda akıcı, sürükleyici ve güzeldi. Hafif ve okurken zevk veriyordu ama… bir Brittany bir Alex tarafından anlatılıyordu olaylar. Bu da kitabın genelinde okurken biraz kopukluk hissetmeme neden oldu. Yani demek istediğim bir olayı Alex’in ağzından okurken bölüm bitiyor ve yeni bölümü Brittany’nin ağzından okunuyor falan… Açıkçası madem her iki kahramanın tarafından olayları okuyacaktık üçüncü ağızdan yazılsaydı kitap daha iyi olurdu dedim. Bu şekilde pek sevemedim anlatım tarzını…

Çeviri güzeldi ama imla hataları vardı ve beni özellikle rahatsız eden şey kırk yıllık BMW oldu ‘beemwe’…bu şekilde yazılması garip geldi. Tamam belki onların dilindeki telaffuz bu şekilde olabilir ama biz de değil. Artık çeviriden midir yoksa imla hatasından mıdır bilemiyorum ama bunu okumak – birkaç kez hem de- beni rahatsız etti ki ben imla hatalarından o kadar rahatsız olmayan bir okurken!

Bunların haricinde kitabın konusunu sevdiğim için kitabı sevdim. Zaten kitabın orijinalinden okumak için kitapçılara bakıyordum Türkçe’sini okumak daha iyi oldu.

Çete üyesi Alex’in tavırları, duruşu, konuşması aralarda İspanyolca kelimelerin girmesi ve beyaz zengin güzeli olan Brittany’nin dış hayata karşı prenses davranışları… ve bunların arkasında her ikisinin de aslında içlerinde yatan ve sakladıkları sırlar… Bunları okumak güzeldi ve sürükleyiciydi.

Zaman zaman eğlendiğim sohbetler oldu, zaman zaman da Colin ve tavırlarına sinir olduğum noktalar oldu. Ancak Alex’in olduğu her sayfayı ayrı bir hevesle okuduğumu itiraf edebilirim.

Neyse çok uzatmadan yorumumu bitireyim. Şahsen okumak isteyen tavsiye ederim ama mutlaka alın okuyun da diyemem ama ben serinin ikinci ve üçüncü kitaplarını okumayı istiyorum sırf bu kitapta henüz küçük olan çocukların aşklarını ve büyümelerine tanık olmanın heyecanını yaşamak için.
Ayrıca kitabın da kapak tasarımını çok beğendiğimi söylemeliyim. Bu konuda benden tam puan aldı Artemis :))

“Perfect Chemistry” serisinin diğer kitapları;
  • Kusursuz Kimya
  • Rules of Attraction (çevrilmedi)
  • Chain Reaction (çevrilmedi)
Kitabın konusunu sizlerle paylaşıyorum:
Brittany Ellis görünüşte her şeye sahipti. Varlıklı bir aile, mükemmel bir sevgili ve ‘doğru’ bir arkadaş grubu. Ancak kimya dersinde, kasabanın ‘yanlış’ tarafında yaşayan çete üyesi Alex Fuentes’le laboratuvar partneri olmak zorunda kalınca, Brittany’nin kusursuz hayatı sarsılacaktı.  
Alex ‘kötü’ bir çocuktu ve üstelik bunun farkındaydı. Brittany’yi baştan çıkaracağına dair arkadaşlarıyla bahse girerken, genç kızın duyguları hiç de umrunda değildi. 
Fakat onları, kimyasal tepkimelerin en büyüğü bekliyordu. Aşk!  
Alex ve Brittany, aralarındaki karşı konulmaz kimyaya kapıldıkça, hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını anlayacaktı. Alex hayatını ortaya koymalı, Brittany en büyük sırlarını gözler önüne sermeliydi. Bütün dünya onları ayırmaya kararlıyken, masum bir aşk onları birarada tutabilecek miydi?