29 Mart 2017 Çarşamba

0 Kitap Tanıtımı

Kitabın adı      : Kahya ve Klara
Orijinal adı     : Undermajordomo Minor
Yazarı              : Patrick de Witt
Çevirmen        : Kıvanç Güney
Yayınevi           : Domingo Yayınevi
Sayfa sayısı      : 385

Kitabın tanıtım yazısı: 

Time dergisi “Yılın En İyi 10 Romanı” Seçkisinde
Man Booker Ödülü Finalisti SISTERS KARDEŞLER’in Yazarından


‎ Kartpostallara layık doğası ve insan azmanı sert adamlarıyla meşhur Bury köyünün cılız, müzmin yalancı ve yalnız sakini Lucien Minor. Baştan başlaması gerek. Çok uzaklardan, hırsızından hırlısına envai çeşit insanın ve güzeller güzeli Klara’nın yaşadığı bir kasabaya tepeden bakan esrarengiz Von Aux Şatosu’ndan gelen kâhyalık teklifini kabul ediyor. Çok geçmeden şatonun
–efendisi Baron Von Aux’un kayıplarda olması dahil– pek çok gizemi barındırdığını anlayacak ve kendini kibar hırsızlar, dengesiz aristokratlar ve soğukkanlı cinayetlerle dolu bir maceranın içinde bulacak.
Karşınızda Sisters Kardeşler’in yazarı Patrick deWitt’in yeni harikası Kâhya ve Klara. Nasihatsiz bir masal, kapkara bir komedi ve belalı bir aşk hikâyesi.



“Büyük Budapeşte Oteli ve Alice Harikalar Diyarında’yı düşünün, kabaca doğru yoldasınız. Yetişkinler için Kafkaesk bir peri masalı... tuhaf biçimde komik.”
TIMES
*
“‘Gülüşmekten hiç hazzetmem Lucy. Bana sorarsan, kahkaha insan vücudunun çıkarabildiği en bayağı sestir’ diyor başkâhya. Kitabı okurken o bayağı ve nahoş sesi pek çok kez çıkardım.”
Wall Street Journal

28 Mart 2017 Salı

0 Brenda Joyce - Oyun ( de Warenne Dynasty #3)

 
~~~*~~~
"Senin koruyucun var Katherine, tüm dünyada tek bir koruyucun var ve o da benim." 
"Ama beni kendinden koruyamayacaksın." 
~~~*~~~

Sonunda 11 kitaplık "de Warenne Dynasty" serisinin sonuna geldim. Brenda Joyce'un severek takip ettiğim bir yazar olmasının yanında severek okuduğum serisini bitirmenin verdiği hazzı yaşıyorum.
 
Brenda Joyce, akıcı, her daim merak uyandırıcı, tarihsel gerçekliği olan olayların içerisine serpiştirdiği kurguyla muhteşem bir kitap çıkarıyor. 
Özellikle yayınlanan som üç kitabının sonunda yer alan teşekkürler yazısında olayların gerçekliliğini vurgulaması ise kitabı daha da etkileyici kılıyor.
Artık 11 kitabını okuduğum yazar sevdiğimi ve favori yazarlarımdan olduğunu anlamışsınızdır diye düşünüyorum.

23 Mart 2017 Perşembe

0 Zeynep Işıklar - Mevsim


~~~*~~~

"Bir teras keyfim vardı, o da yakışıklı bir piç tarafımdan elimden alınmıştı!"
***
"Üç kuruşluk teras keyfim vardı, o da kızın teki sayesinde dibe battı!"

~~~*~~~


Yazarın okuduğum 2. kitabı ayrıca serinin de ikinci kitabı olan Mevsim'i de bitirmiş biri olarak diyorum ki... Sen misin Eksik Parçam kadar iyi değildi.

Üzgünüm... çok acımasız başlamış olabilirim ama tarafsız olarak yorum yapmam gerekirse kitabın durgunluğu zaman zaman sıkılmama neden oldu diyebilirim. Acaba yazarın yayınlanan ilk kitabı olmasının acemiliğimi bilemedim.

Yalnız yanlış anlaşılması  kitabı beğenmedim demiyorum sadece ister istemez Sen misin Eksik Parçam ile kıyaslama yapıyorum ve onun kadar iyi bulamadım.

20 Mart 2017 Pazartesi

1 Brenda Joyce - Gölün Sözü ( de Warenne Dynasty #2 )


~~~*~~~

"Az önce sana sadakat sözü verdim. Seninle ilgileneceğime söz verdim.
Ama sen görev duygundan vazgeçmiyorsun. Benimle uzlaşmıyorsun."~~~*~~~

Bana bu kitabın serinin en iyi kitabı olduğu söylenmişti ama Gönülçelen'den sonra onun kadar iyidir diye düşünmüştüm ama yanılmışım! Bu kitap tek kelimeyle muhteşemdi.

Bayıldım!

Serinin bence en iyisi bu ve daha iyisi olamaz!

Kitabın kısaca konusuna değinmek gerekirse, İskoçya'yı işgal etmek için önde bir keşif yapmak isteyen Stephen de Warenne (Rolfe de Warenne'in oğlu) kamp yaptığı yerde onları izlerken yakalanan İskoç Prensesi Mary'i esir tutar. Kimliğini Stephen'dan gizleyen Mary, Alnwick'e Stepten'ın kalesine götürülür. Daha sonradan kimliği ortaya çıkan Mary, adının temizlenmesi ve belki İskoçya ile barış sağlanmasına yardımcı olur diye Stephen ile evlenmek zorunda kalır. Bu evliliği başından beri istemeyen genç kadının kaçma girişimlerinden başarısız olan Mary sonunda Stephen ile evlenir. Ki zaten asıl olayda ondan sonra çıkar. Çünkü Normanlar ile İskoçlar arasında barış değil yeni bir savaş patlak vermek üzere... işte asıl mesele o zaman başlıyor çünkü İskoç Prenses Mary de Warenne, kocasına mı sadık olacak ülkesine ve babasına mı?

16 Mart 2017 Perşembe

2 Zeynep Işıklar - Sen misin Eksik Parçam?


~~~*~~~
Birine aşık olmak isterdim ben de. Sevmek... Eğlenmek... Flört etmek... Sevişmek... Özgürce, içimden geçen duygulara uyum sağlamak...
Bunların hepsini elimden almıştı.
~~~*~~~

Sanki asırlardır elimde olan ve okumayı hep ertelediğim bir kitaptı. Hatta kitap serisiydi çünkü yazarın diğer kitapları da elinde :)

Artık okudum ben de ki diğer iki kitabı da okuyacağım.
Öncelikle yazarın akıcı, sıkmayan, yormayan bir kalemi var. Bir de fazlasıyla cüretkar :) bir Türk yazardan +18 sahneler okumaya alışık değilim dolayısıyla bu tür sahneler bana oldukça büyük bir sürpriz oldu.

14 Mart 2017 Salı

0 Brenda Joyce - Gönülçelen ( de Warenne Dynasty #1 )

 
~~~*~~~
"Canı çok acıyordu. Adamın yakışıklı, güzel, gururlu yüzü gözlerinin önünden gitmiyordu; kalbiyse mantığına ihanet ediyor, Norman'ı yanına gelmesi, onu sakinleştirmesi ve oradan götürmesi için yalvarıyordu."
~~~*~~~

De Warenne Dynasty serisinin birinci kitabı Gönülçelen okundu bitti ama ne kitaptı be dedirtti. Cidden çok güzeldi ve diğer kitaplardan önce bunu okusaydım kesinlikle buna 5 onlara da 4 verirdim. O kadar yani..

Kitap, Kral William'ın en güvendiği ve en güçlü komutanlarından biri olan Rolfe'a Aelfgar'ı vermesi ve Rolfe'un oraya gidip kendi lordluğunu kurmaya başlamasını konu alarak başlıyor. Aelfgar'ın eski lordları asi olarak adlandırılıp kaçarken orada kendi hükmünü kurmaya başlayan Rolfe, eski lordlar Morcar ve Edwin'in üvey gayri meşru kardeşleri Ceidre'nin Rolfe'la olan ilişkisini, kız kardeşi Alice ile evlenmesini, isyanları, ihanetleri tutkuyu ve bir aşkın filizlenmesini konu alıyor.

10 Mart 2017 Cuma

0 Julie Heaberlin - Ölüm Çiçekleri


~~~*~~~
Katil benim için altı kere güneş şapkası çiçekleri bırakmıştı. Nerede oturduğum da önemli olmamıştı. Beni şaşırtmaktan hoşlanıyordu. Artık bundan emindim.
~~~*~~~

Uzunca bir aradan sonra psikolojik gerilim- polisiye tarzı bir şeyler okudum. Bu türde okuduğumda beklentim hep yüksek oluyor ve hep bir ekşın bekleme modunda oluyorum. Açık yüreklilikle diyorum ki bu kitap beklentimi karşılayamadı.

Öncelikle, kitabın konusu arka kapakta yazdığı gibi. Tessa henüz 17 yaşındayken "Güneş Şapkası Çiçeği" isimli bir azılı bir seri katilden tek sağ çıka  kızdır. Bu durumun verdiği travma, psikolojik bozukluk ve korku içinde yaşayan Tessa katilin yakalanması ile rahatlayacağını düşünür. Ama... aradan geçen yirmi yıldan sonra evinin çevresinde Güneş Şapkası Çiçeği görünce korkuları tekrarlar ve yakalanmış olan adamın katil olmayabileceği gerçeği ile karşı karşıya kalır. Tessa, katilin kim olduğunu ve gerçeği ortaya çıkarabilmek için korkularıyla yüzleşirken aynı zamanda geçmişe gömdüğü bilinç altında kilitli tuttuğu gerçekleri yavaşça kabullenmek zorunda kalır.